

Osmanlı mutfağından günümüze ulaşan bazı yemekler vardır ki, sadece karın doyurmaz; adeta bir hikâye anlatır. Şehzade kebabı, tam da bu yemeklerden biri. Kat kat lezzeti, yumuşacık eti, patlıcanın köz kokusu ve fırından çıkan o hafif kızarmış yüzeyiyle hem göze hem damağa hitap eden gerçek bir saray klasiği.
Özellikle ramazan yemek tarifi arayanların ve 1. gün iftar menüsü için hem gösterişli hem doyurucu bir ana yemek isteyenlerin favorisi haline gelen şehzade kebabı, kalabalık sofralarda “bugün özel bir şey var” hissi yaratır.
Bu yazıda sana sadece bir şehzade kebabı tarifi vermeyeceğim. Aynı zamanda bu yemeğin kültürel köklerine inecek, püf noktalarını paylaşacak ve kızartmaya alternatif daha sağlıklı fırın tekniklerini de anlatacağım. Hazırsan mutfağa geçelim.
Adından da anlaşılacağı gibi şehzade kebabı, Osmanlı saray mutfağında doğmuş bir tarif. Rivayete göre şehzadeler için hazırlanan, hem besleyici hem gösterişli yemekler arasında yer alıyormuş. Çünkü saray mutfağında sunum en az lezzet kadar önemliydi.
Patlıcan, kıyma ve beşamel sosun birleşimi aslında Türk mutfağının üç güçlü karakteri gibi düşünebilirsin:
Patlıcan: Anadolu’nun vazgeçilmezi
Kıyma: Sofraların doyurucu gücü
Beşamel: Saray mutfağının zarafeti
Bu üçlü bir araya geldiğinde ortaya tam bir şehzade kebabı tarifi çıkıyor.
Ramazan ayında gün boyu süren açlığın ardından hem tok tutan hem mideyi yormayan yemekler tercih edilir. İşte bu yüzden şehzade kebabı, ideal bir ramazan yemek tarifi olarak öne çıkar.
Çünkü:
Protein açısından zengin
Fırında piştiği için hafif
Yanına pilav ve cacıkla tam bir 1. gün iftar menüsü oluşturur
Tek tepside hazırlanır, kalabalık aileler için pratiktir
Ayrıca servis edildiğinde “vay be!” dedirten bir görüntüsü vardır. İftar sofralarında biraz şıklık kim istemez ki?
Şimdi işin en keyifli kısmına geldik: mutfakta elleri kirletme zamanı.
Aşağıdaki şehzade kebabı tarifi, evde kolayca uygulanabilecek, ölçüsü şaşmaz ve garantili bir versiyon.
500 g dana kıyma
1 adet kuru soğan (rendelenmiş)
2 diş sarımsak
3 yemek kaşığı galeta unu
Tuz, karabiber, kimyon
1 yemek kaşığı zeytinyağı
3–4 adet patlıcan
2 adet domates
2 adet yeşil biber
Sıvı yağ (isteğe bağlı kızartma için)
2 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı un
2 su bardağı süt
Tuz, muskat (isteğe bağlı)
Üzeri için rendelenmiş kaşar peyniri
Tüm köfte malzemelerini yoğurma kabına al. En az 5 dakika yoğur.
İpucu: Ne kadar iyi yoğurursan o kadar yumuşak olur.
Ceviz büyüklüğünde parçalar alıp hafif yassı köfteler yap.
Patlıcanları alacalı soy ve uzun şeritler halinde kes.
Tuzlu suda 15 dakika beklet → acısı gider, daha az yağ çeker.
İstersen kızartabilir, istersen birazdan anlatacağım fırın yöntemini kullanabilirsin.
Köfteleri tavada hafifçe mühürle. Tam pişmesi gerekmiyor, fırında devam edecek.
Tereyağını erit → unu ekle → kokusu çıkana kadar kavur → sütü yavaş yavaş ekle.
Koyulaşınca tuzunu ekle.
Kıvamı boza gibi olmalı.
Fırın kabına:
Patlıcan
Köfte
Domates-biber
Beşamel sos
Kaşar
Kat kat yerleştir.
Önceden ısıtılmış 190°C fırında yaklaşık 25–30 dakika pişir.
Üzeri nar gibi kızarınca hazır!
Tam bir 1. gün iftar menüsü yapmak istersen yanına:
Pirinç pilavı
Cacık veya yoğurt
Hurma & çorba
Güllaç
İnan bana, misafirlerin tarifi soracak.
Şimdi gelelim daha hafif versiyona. Çünkü kabul edelim, klasik şehzade kebabı tarifi patlıcan kızartması yüzünden biraz ağır olabiliyor.
Ama güzel haber: Kızartmadan da aynı lezzeti yakalayabilirsin.
Patlıcanları:
Yağlı kağıt serili tepsiye diz
Üzerine fırça ile zeytinyağı sür
200°C’de 15 dakika pişir
Sonuç?
Dışı hafif çıtır, içi yumuşacık.
Hem daha hafif hem daha az yağlı.
Varsa airfryer, iş daha da kolay:
180°C
10–12 dakika
Yağ neredeyse sıfır.
Ramazan’da mideyi yormaz → tam bir ramazan yemek tarifi dostu.
Köfteleri de tavada kızartmak yerine:
Yağlı kağıt üstünde
190°C’de 12 dakika
Hem mutfak daha temiz kalır hem kalori düşer.
Bir aşçı sırrı vereyim:
Daha yumuşak olur.
Restoran aroması verir.
Ertesi gün ısıtınca lezzeti iki kat artar.
Eğer özel bir akşam, kalabalık bir aile sofrası ya da şık bir ramazan yemek tarifi arıyorsan, şehzade kebabı tarifi tam aradığın lezzet.
Hem pratik
Hem doyurucu
Hem gösterişli
Hem de sağlıklı versiyonu mümkün
Özellikle 4. gün iftar menüsü için sofraya koyduğunda herkesin gözleri parlayacak, bundan emin ol.
Denediğinde mutfağı saray mutfağına çevirecek bir tarif bu.
Şimdiden afiyet olsun. ️
0
)